Sermaye Piyasasının ana unsuru, fon arz ve talebinin karşılaştığı, ikincil piyasaların örgütlenmiş biçimi olan borsalardır.

Sermaye piyasasının derinleşmesi ve işlem hacminin artması açısından aracı kurumlar vasıtasıyla yatırımlarını değerlendirmek isteyen yatırımcıların piyasaya olan güveninin korunması, olmazsa olmaz bir koşuldur. Dolayısıyla yatırımcıların piyasaya olan güvenini zedeleyen ve arz ve talebin piyasanın doğal şartları çerçevesinde oluşumunu engelleyen birtakım manipülatif hareketlerin tespiti ve önlenmesine yönelik hukuksal enstrümanlara ihtiyaç vardır. Gerek borsada işlem yapan yatırımcıları zarara uğratan ve gerekse ülke ekonomisine zarar veren bu eylemler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda suç olarak düzenlenmiş olup, cezai sorumluluğu gerektirmektedir.

Ancak ceza hukukunun en temel prensiplerinden olan kusur ilkesi gereğince, yapay piyasa oluşturmaya yönelik fiillerle, böyle bir kastı içermeyen normal alım satım ve emirlerin doğru ayırt edilmesi gerekir.

Bayındır Hukuk Bürosu, alanında uzman akademisyenlerle işbirliği çerçevesinde sermaye piyasası hukukuna ilişkin danışmanlık ve eğitim hizmetleri vermektedir.